
|



|
15 yıl önce Türkiye'nin AB üyeliğinin sıkça konuşulmaya başlandığı dönemde İzmir Avrupa Caz Günleri olarak başlayan etkinlik, Gümrük Birliğine kabulümüzün ardından hızlanan süreç içinde kapsamı genişletilerek İzmir Avrupa Caz Festivali adını almıştır.
Festivalin amacı, Avrupa'nın ve Türkiye'nin kendi alanlarında önemli gelişmeler sağlamış caz sanatçılarını bir araya getirerek bu kültürü geniş kitlelere yaymaktır. Geçen dokuz yıl içinde İtalya, Fransa, Avusturya ve Almanya'dan gelen caz sanatçıları, bu dalda ulaştıkları noktaları İzmir'de verdikleri çok başarılı konserlerle yansıtmışlardır. Caz sever orta kuşak izleyicinin yanı sıra çok sayıda genç izleyici Avrupa Cazını dinlemek, anlamak, öğrenmek ve sevmek fırsatını bulmuştur.
Caz gruplarının belki de ortak özelliği çeşitli ülkelerin sanatçılarının bir araya gelerek çok uluslu bir müzik birlikteliğini oluşturmalarıdır. Farklı ülkelerin yerel duyarlıklarını ve müzik birikimlerini de yansıtan bu topluluklar daha geniş izleyici kitlesine ulaşabilmektedir. Etnik Müzik ve World Muzik kavramlarının geliştiği günümüzde farklı Avrupa ülkelerin sanatçılarından oluşan pek çok topluluğun bir araya geldiği, İzmir Avrupa Caz Festivali gibi Festivaller, Avrupalılık ruhunu güçlendirmenin yanı sıra müziğin evrensel barışa yaptığı katkının gözlenebildiği seçkin etkinlikler olmaktadır.
İzmir Avrupa Caz Festivali'nin benzerlerinden en büyük farkı, eğitim ağırlıklı olmasıdır. Festivale konser vermek için gelen sanatçılar atölye çalışmaları ve ustalık sınıflarıyla İzmirli genç sanatçılara birikimlerini aktarır. Son iki yıldır, atölye çalışmalarına katılan başarılı gençlerden ikisi Siena Caz Vakfı ve İKSEV işbirliği ile Siena Yaz Caz Ustalık Sınıfları kurslarına burslu olarak katılmaktadır. Geçen yıl Tolga Bilgin ve Tamer Temel'in kazandığı bursu bu yıl Engin Recepoğulları ve Ömercan Şakar kazanmıştır. |