24. Uluslararası İzmir Festivali'nde
12 Temmuz 2010 Pazartesi günü
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde yapılacağı bildirilen
Türk - Yunan Gençlik Orkestrası konseri iptal edilmiştir...
Arjantin Tango’nun
başyapıtı Tango Metropolis, Ahmed Adnan Saygun Sanat
Merkezi’ndeki gösterisinde, “Tango Arjantinli dansçılardan
izlenir” dedirtti. İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı ve Pasion
Turka işbirliği ile Ankara ve İstanbul’dan sonra İzmir’e gelen
gösteri 16 Haziran’da başlayacak 24. Uluslararası İzmir
Festivali’nin müjdesini de verdi.
AASSM’de Arjantin Rüzgârı estirip, Buenos Aires ruhu yaratan
gösteride aralarında Arjantin Tango’nun en büyük isimleri Pillar
Alvarez ve Claudio Hoffman’ın da bulunduğu 15 dansçı ile Daniel
Binelli yönetimindeki beş kişilik müzik topluluğu sahneye çıktı.
Son derece yenilikçi ve devrimci bir tango gösterisi olarak
değerlendirilen Tango Metropolis’in ilk bölümünde, gece kentin
kurduğu pusulara rağmen var olmaya çalışan sokak karakterleri,
Buenos Aires’in baş döndürücü, tekinsiz ve kaotik ortamı ama bir
o kadar da yaşama gücü ve ifade zenginliği içinde izleyicinin
karşısındaydı.
İkinci bölümde ise kozmopolit yaşamın sindiği sokaklarda geçen
aşk öyküleri, yakınlaşmalar, ayrılıklar tutkulu bir tango
diliyle yansıtıldı.
İzleyenlerin “masal gibi” bulduğu geceyi onlarca farklı kostüm,
dinleyenin içine işleyen tutkulu müzik, coşkulu danslar,
ışıkların ve renklerin buluşması unutulmaz kıldı.
“Müsennâ” Fransa’yı
fethetti
22. Uluslararası
İzmir Festivali’nin büyük beğeni toplayan gösterisi “Müsennâ”,
“2009 Fransa’da Türk Mevsimi” etkinliklerinin gözdesi oldu.
İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın desteği, İzmir ve
İstanbul Fransız Kültür Merkezleri işbirliği ile Çimen Seymen
yönetiminde uygulaması gerçekleştirilen “Müsennâ” prodüksiyonu
yeni sahne yorumuyla Fransa'da Türkiye Mevsimi kapsamında
Sablé-sur-Sarthe Barok Müzik Festivali’nin açılışını yaptı.
Gösterinin ardından Le Monde Gazetesi Müsennâ için "Müzik, dans,
pandomim, gölge oyunları ile seyirciyi büyüleyen muhakkak
görülmesi gereken gösteri... " dedi.
Le Monde’un yanı sıra pek çok övgü alan muhteşem prömiyere
Fransa Kültür ve İletişim Bakanı Frédéric Mitterrand, Fransa’nın
Ankara Büyükelçisi Bernard Emié, Türkiye Mevsimi’nin Başkanları
Necati Utkan ve Henri de Castries (Grup AXA) ile genel küratörü
Görgün Taner (İKSV) de katıldı. 17 yy'da İstanbul’a gelen
Fransız elçisinin gördüğü saray ve halk eğlencelerini konu alan
Müsennâ, Fransa'da en çok ses getiren Türkiye Mevsimi projesi
olarak, Fransa Başbakanı François Fillon ve Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül’ün de takdirini kazandı. Müsennâ doğunun
kapılarını açacak
Proje tasarımı ve yönetmenliği değerli müzikolog ve soprano
Çimen Seymen’e ait olan “Müsennâ” da 17. yy Avrupa ve Osmanlı
Müzikleri Araştırma ve Uygulama Grubu La Turchescha Barok Müzik,
Hakan Cevher yönetimindeki Cevher-i Müzik Topluluğu ise Osmanlı
Müziği çaldı. Soprano Çimen Seymen ile hanende Tolga Meriç
şarkıları seslendirdi.
Müsenna gösterisinin müzisyenleri 24 Kasım 2009’da Paris Milli
Kütüphanesi salonlarında “Doğunun Kapıları” adlı bir konser
verecek. Bu konser dolayısı ile Fransız Milli Kütüphanesi’nde
saklanan 350 senelik Ali Ufkî Paris elyazması da ilk defa halka
sergilenecek. Konserde, Turchescha ve Cevher- i Musiki
gurupları, Prof. Dr. Hakan Cevher'in transkripsiyonunu yaptığı
Ali Ufki Mecmua’sından diğer eserler ile ayni devrin Avrupa
eserlerini Çimen Seymen yönetiminde seslendirecekler.
Bu konserin ardından, Müsennâ, Fransa’nın çeşitli şehirlerine
turneye çıkacak. 29 Mart'ta tekrar Paris'e geldiğinde, efsanevi
tiyatro, Bouffes du Nord salonunda Türkiye Mevsimi’nin son
gösterisini gerçekleştirecek. Müsennâ
Osmanlı hat sanatında, aynı metni sağdan sola ve soldan sağa
karşılıklı yazma tarzı olan “Müsennâ” tekniğinin esin kaynağını
oluşturduğu bu gösteri, Topkapı Sarayı, Fransız ve Venedik
Sarayları, İstanbul’daki büyükelçilikler ve kozmopolit
şehirlerdeki 17. yüzyıl şenlik ve bayramlarını yansıtmaktadır.
IV. Mehmed’in hizmetinde Ali Ufkî adını alan Polonyalı müzisyen
Albert Bobowski, İstanbul’da ve Topkapı Sarayı’nda duyduğu tüm
müzikleri kayda dökmüştür. 17. yüzyıl Osmanlı müziğinin tek
tanığı olan ve Avrupa nota sistemiyle hazırlanan bu derleme,
Müsenna gösterisinde Avrupa saraylarındaki müzik ve şiir
mecmuaları ile karşılaştırmalı olarak sunulmaktadır. Müzik ve
şanın aynadaki yansımaları şeklindeki sahne konumu, dönemin
ikonografik ve yazılı kaynaklarından yola çıkarak barok dans ve
Türk Halk Dansları ile hareketlenmekte, görsel sanatlar ile de
resmedilmektedir. Müzik ve dans sahnelerinin geçişlerini izleyen
ve yorumlayan bir anlatıcı ise gezginlerin metinleriyle bizleri
Doğu’ya doğru barok bir yolculuğa çıkarmaktadır. Müsennâ için
diğer yorumlardan başlıklar
Les Echos gazetesi "Bu gecede yaşam sevgisi ve özgürlük rüzgârı
esiyordu... Saraylardan esinlenen sahne tasarımı, dansçılar,
şarkıcılar ve akrobatların harika kostümleri ile baş döndürücü
bir dinamik vardı ..."
Le Figaro Magazine " Seyirciyi yüreklendiren, canlandıran,
teselli eden, zaman dışı, beklenmedik bir gösteri"
ResMusica " ilk dakikalardan itibaren Çimen Seymen'in sesi
büyüleyici, barok enstrümanlar ile geleneksel çalgılar birbirine
muhteşem uyumlar sağlıyor... Bu gösteri altın yansımalı bir ayna
gibi... Şehrinize gelirse mutlaka gidin, masal gibi dakikalar
yaşayacaksınız.
İKSEV Yönetim Kurulu Başkanı Filiz
Eczacıbaşı Sarper'e,
İtalyan Dayanışma Yıldızı Şövalyesi ünvanı verildi.
İzmir Sanat ve Eğitim Vakfı (İksev)
Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper'e İtalyan
Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano'nun takdir ettiği
'İtalyan Dayanışma Yıldızı Şövalyesi' ünvanı, törenle
verildi.
Müziksev'de
(Alsancak Garı'nın karşındaki Müzikmüzesi Bahçesi)
düzenlenen törende İtalyan Dayanışma
Yıldızı Şövalyesi Riyakat Nişanı'nı takdim eden İzmir
İtalyan Konsolosu Simon Carta, Filiz Eczacıbaşı Sarper'e
İtalyan kültürüne ve sanatına verdiği hizmetlerden
dolayı teşekkür etti. Carta, "Dünya kültürüyle
bütünleşmiş Filiz Eczacıbaşı Sarper, İzmir İtalyan
Konsolosluğu ile sıkı bir enerji ve azami işbirliği ruhu
içerisinde İtalyan sanat ve kültürünü, İzmir ve Ege
Bölgesi'nde olduğu kadar Türk, siyasi ekonomik ve
kültürel çevrelerde de tanıtmıştır. İtalya'nın prestiji
için önemli katkılarda bulunan Sarper'e,
Cumhurbaşkanımız Giorgio Napolitano 'İtalyan Dayanışma
Yıldızı Şövalyesi Riyakat Nişanı'nı uygun görmüştür."
dedi.
İKSEV Başkanı Filiz Sarper Eczacıbaşı ise İtalya
Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano tarafından takdir
edilen nişanla onur duyduğunu belirterek, "Türkler ve
İtalyanlar tarih boyunca etkileşim içinde olmuşlardır.
Bu etkileşim bizlere ortak düşünce ve değerler mirası
olarak geri dönmüştür. Her iki toplumunda ortak paydası
Akdenizlilik ruhudur. Akdeniz kültürlerin kesişimidir.
Bu dostluğun sağlam temeller üzerinde daha nice yıllar
süreceğine tüm kalbimle inanıyorum." diye konuştu.